Henüz geldim, eski sevgili ile Arnavutköy'de rakı-balıktan sonraki tespitim şudur ki; balıklar üçe ayrılır: lüfer, barbun ve diğerleri. İkinci tespit de; export rakılar Yeni Rakı'nın yerini tutmuyor...Ya da eski sevgili ağzımın tadını getirdi ;)
Kasım 29, 2011
Ekim 10, 2011
Arkadan Gelsin :)
İskenderun'dan başlayacağım, Novorossiysk-İzmir-Palermo-Valencia, sonrası Allah Kerim. Kasım sonunda görüşmek üzere...
Ekim 05, 2011
Kadınlara Öğütler
1. Olaylar sonra farklı gelişebilir ama bir erkeğin size yaklaşmasındaki ilk amaç SEX’tir.
2.Nihai amaca ulaşmak için her türlü yalanı söyler erkekler, buna “Seni seviyorum” da dahildir.
3.En başta gelen yalanlardan biri de, “içi boş ilişkilerden sıkıldım, artık ciddi bir ilişki istiyorum” dur. Bu taktik genelde erkeğin “Issız adam” triplerine bürünerek, dişi tarafın dayanamayarak ayrılmasıyla sonlanır. Acı olan kadının ilişkiyi kendinin bitirdiğini sanmasıdır.
4."Sen farklısın, beni değiştirdin” gibi sözcükler göz boyama taktiğidir, kanmayın.
5.Anadolu erkeği arasında son zamanlarda en moda cümlelerden biri “Bu devirde bekaret diye bir şey mi kaldı, ben evlenmek için bekarete bakmam, hangi çağda yaşıyoruz?” dur. Bu cümle ile hani senle sex yapsak bana hafif kız imajı vermiş olmazsın diyerekten evlilik kapısını kapatmamış oluyor, erkeğin parmağına yüzüğü takabilmek için kadının silahlarından birini “SEX” olarak tanımlamış oluyor Türk erkeği.
6.Aldatmayan erkeklerin çoğu beceremediğinden, bir kısmı ise yakalanırsa kaybedeceklerinin korkusundan aldatmaz.
7.Her erkeğin kafasında sürekli “SEX” vardır, elbet ara sıra romantizm, aşk-meşk ister, ama birinci amacı bellidir.
8.Yukarıdaki 7 maddenin tamamının tek istisnası vardır, “Aşk”.
9.Bir önceki maddedeki argüman da erkekler tarafından suiistimal edilen ve nihai amaca ulaşmak için kullanılan sözcüklerden biridir. Ağızdan kaçırılmış gibi duran, genellikle gecenin ilerleyen saatlerinde ve baş başayken sarf edilen “Aşkım” sözcüğü kadının anti-sevişme kalkanlarını indirmesini sağlayan sihirli kelimelerden biridir.
10.Tekrar belirtiyorum, tek istisna vardır : (Gerçek) Aşk.
11.Yukarıda yazdıklarıma itiraz eden erkekler de nihai amaç için hedefine “Romantik budala” taktiği ile yaklaşan kurnazlardır ki, en tehlikeli erkek tipidir bunlar.
12.İsterseniz bunların hepsini unutup, naifçe yaşayın ilişkilerinizi, kafasını kuma gömmüş devekuşu gibi!
Ekim 04, 2011
Yalnızlık Biçiyorum...
Her gece kederdeyim
Durmadan içiyorum
Sevda ektim kalbime
Yalnızlık biçiyorum
Ne zaman iki satır yazmaya kalksam
Hep sana hep seni hep bizi yazıyorum
Ne zaman bir kadeh alsam elime
Hep sana hep seni hep bizi içiyorum
Biraz evvel geldim eve. Seks yapamayacağımızı anladığımdan 2 aydır buluşmamızı bekleyen kızın birini ektim de geldim.
Arabada düşündüm, yavaş yavaş kötü birine dönüşüyor muyum ne???
Alkollüyüm zaten, üstüne bir 35lik açıp Zeki Müren - Kahır Mektubu'nu koydum...
Ne yazmışsın be üstat! Yaşamışsın ki, yazmışsın.
Durmadan içiyorum
Sevda ektim kalbime
Yalnızlık biçiyorum
Ne zaman iki satır yazmaya kalksam
Hep sana hep seni hep bizi yazıyorum
Ne zaman bir kadeh alsam elime
Hep sana hep seni hep bizi içiyorum
Biraz evvel geldim eve. Seks yapamayacağımızı anladığımdan 2 aydır buluşmamızı bekleyen kızın birini ektim de geldim.
Arabada düşündüm, yavaş yavaş kötü birine dönüşüyor muyum ne???
Alkollüyüm zaten, üstüne bir 35lik açıp Zeki Müren - Kahır Mektubu'nu koydum...
Ne yazmışsın be üstat! Yaşamışsın ki, yazmışsın.
Ekim 01, 2011
Eşitlik İlkesi
Vatandaşın kafasına göre (veya değil) yaptırdığı caminin imamının maaşını, elektiriğini-suyunu devletin ödemesi "laik devlet" ilkesine ne kadar uyumlu? Hristiyanı, musevisi, satanisti de dahil toplumun tamamından alınan vergilerin sünni müslüman inanca sahip olmayan yada camiye gitmeyen vatandaşlarımızın aleyhine olacak şekilde camilere harcanması ne kadar adil? Diyelim bireyin inancını yaşamasını devletin sağlaması gerekir; örneğin cemevlerinin, kiliselerin masrafları ve din adamı maaşlarını neden ödemiyor devlet? Eşitlik ilkesine ters bir şeyler yok mu bu durumda? Tüm dini kurumların giderleri devlet yerine cemaatinden karşılanmalı bence..
Kısmet - 2
Onun yanında iki -demir leydi gibi- kız arkadaşı olmasa, ben de 4 kişilik baltalar koalisyonunun temel direği olmasam, tuvalete bir yalnız gidebilsek; neler neler olacaktı kim bilir??? Kısmet değilmiş. Otel odasında onu düşünerek 31 çekmekmiş kaderimiz...
Yakında, uzakdoğu maceralarıyla karşınızdayım!
Yakında, uzakdoğu maceralarıyla karşınızdayım!
Eylül 29, 2011
Kısmet
Evlendiğimizde salona girerken çalacaktı hesapta pachelbel - canon in d major. Ben şimdi daldan dala atlarken senin çocuk 2 yaşına girmiş, aradan kocaman yedi yıl geçmiş! Engin müzik kültürüme güvenen ve haftasonu evlenen arkadaşa tavsiye ettim biraz evvel, kısmet onaymış meğer. Kısmet gerçekten, yoksa şimdi Karaköy'de bi firmada 2000 tl aylıkla eve -ve sana- ekmek getirmeye çalışan bir baba olmak da vardı. Onun yerine bir günde 2000 harcayabilecek lükse sahip biri oldum. Kader-kısmet her şey, diye boşuna dememiş eskiler. Hayat nerdeeeeen nereyeeee...
Eylül 07, 2011
28 Days Later
28 gün sonra bugün Karaçi'de karaya ayak bastım sonunda. Pis boğazlığımın, her şeyi denemeye olan merakımın sonucu , ya Taliban kaçıracak yada bol baharatlı yemeklerden cırcır olacağım gibi ;)
Başlıktan konuyu buna bağlarım çok pis!
Başlıktan konuyu buna bağlarım çok pis!
Temmuz 28, 2011
Los miércoles al sol
55 günlük tatilimin son haftasını İzmir ve Çeşme'de geçirmeye karar verdim. İnteraktif bir deneyim olsun, dün gece Sole Mare'deki tespitlerimi anlık yapayım dedim, olmadı. İstedikleri kadar abartsınlar i-phone ile post girmek imkansıza yakın, hele ki gündüzden başlamışsanız içmeye. Genel teorilerimden birini daha doğrulatmanın haklı gurunu yaşadığımı; Çeşme/Bodrum/Kemer gibi tatil beldelerimizde gece klüplerine haftasonu değil de, çarşamba gibi sair günlerde gidilirse daha çok keyif alınacağını, club içi kitlenin kalitesinin haftasonuna göre çok daha yüksek kalitede, apaçi (kadın apaçiler de dahil) sayısının bir hayli düşük olduğunu gözlemlediğimi belirtmeliyim. Genel çoğunluğun karışık cinsiyette gruplardan oluşması, birinci amacın eğlenmek olması her hangi bir hoşnutsuzluk yaşamamanızın garantisi gibi. Memleketim diye söylemiyorum, İzmir'e turist olarak gelenler bile biraz daha medenileşiyor sanki. Uzun süre sonra etrafımdaki hatunlara alıcı gözle bakmadım, o kadar güzel olmalarına rağmen, mazeretim vardı. Ki, diğer tatil merkezlerine göre memleketin en seçkin ve paralı turistine sahip Çeşme'de Aya Yorgi koyundaki yakamoza bakıp bu güzel insanların arasında sakince ve sadece anın tadını duyumsayarak içkini yudumlamak çok büyük bir keyif, hele ki yanında yıllardır peşinden koştuğun 2 günlük yeni sevgilin varsa :)))
Not : Postun konusu ile pek alakası olmasa da Los lunes al sol ne güzel filmdir, aklıma gelmişken...
Temmuz 25, 2011
Porto Beach (Lara, 6 No'lu Plaj)
Kızgındım aslında biraz sana. Hemen yan taraftaki yatak tipi şezlongta tek başına olmasına dikkat ediyorum gözümün ucuyla keserken. Hastalığını bahane edip annende kalmıştın, yalnızım. Tişörtümü çıkartırken hatunun bakışlarını üzerimde yakaladım. Yanımdaki çiftteki hatun kişinin sana ötüp ötmeyeceğini tartarken, bana bakıp gülümsedi, karşılık verdim tabi ki. Denize girerken omzunun üzerinden attığı bakışlarla "Bana gel" diyordu sanki. Sigaramı söndürüp izlemeye başladım, ardından denize doğru yollandım haliyle. Ağır adımlarla yanına vardığımda hiç konuşmadan baştan aşağı birbirimizi kestik. Bel hizası sudan boy vermeye gelene kadar hiç konuşmadık, öpüşmeye başladık ardından. Sahile dönüp baktığımda şaşkınlık içersindeki arkadaşını gördüm, benim yanımda buna nasıl cesaret ediyor diye düşünüyordu muhtemel. Sana nasıl açıklama yapacağımı düşünürken kendimi hatunla yatak tipi şezlongda yiyişirken buldum, adını bilmeden. Benim ve senin mesai arkadaşının oluşturduğu çiftin şaşkın bakışlarına sırtımı vererek arabaya doğru yollandım, adını bilmediğim hatunun elinden tutarak. Aslında, biraz, korkuyordum seni kaybetmekten. Yatakta iyisin diğer özelliklerinin yanında en önemlisi. Ama bu, esmer, at gibi, (nasıl derler, tam sikilmelik?) bombaya arkadaşının önünde bu denli rahat olmamın temelinde bir gece önce içtiğimiz 2 şişe Chivas'ın etkisi vardı sanki? Elinden tuttum, direkt arabaya bindik. Sonra, eve giderkenki kısa sohbetimizde adını da, ve bir sürü gereksiz bilgiyi de öğrendim. Kafamda sana nasıl açıklama yapacağımı, öğrenirsen nasıl tepki vereceğini düşünürken Ayça'nın başını eğdim sikime doğru. Asansörde kilodunun üstünden klitorisini uyarır ve öpüşürken Ayça'yla, 20 dakika geçmemişti daha plajda kesişeli. İçimde hafif bir suçluluk duygusu ile dolgun dudaklarına sunarken sikimi, düşünüyordum öğrenmenin sonuçlarını. Saçlarından çekerek kaldırdım, öpüşmeye başladık. Az biraz memelerle ilgilendikten sonra yüzünü çevirip denize doğru, sikmeye başladım seri bir şekilde; hani senin gece üzerine oturup denizi izlemeyi sevdiğin masanın üzerinde. İnlemelerimiz birbirine karışmışken, ararsan açamam tabi telefonunu. İçimdeki o hafif kaybetme korkusuyla pompalarken aklımdan geçti bizi o şekilde yakalaman, daha da azdım. İsterdim aslında -porno filmlerdeki gibi- önce bana tokat atman, sonra aramıza katılman. Neyse, yoktun ama, daha da heyecanlandırdı beni, aramızda olma ihtimalin. Ayça titremeler eşliğinde ikinci kez orgazm olduğunda bende boşalmaya karar verdim, sen onun amını yalarken seni -senin de sevdiğin gibi- sertçe doggy style siktiğimi hayal ettim. Henüz bir saat önce tanıştığım Ayça'nın içinde patlıyordum ama, o sırada aklımda, sen vardın inan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







